İstanbul’un Avrupa Yakası’nda, o akşam hava biraz serindi ama içimdeki ateş beni dışarıya itiyordu. Avrupa Yakası Yabancı Escort arayışım birkaç gündür aklımı kurcalıyordu; arkadaş çevremden duyduğum isimler, forumlarda okuduğum yorumlar hepsi aynı noktaya çıkıyordu. Telefonumdaki numarayı çevirdim, karşıdan gelen yumuşak ama kendinden emin yabancı aksanlı ses beni hemen etkiledi. Randevuyu o gece için ayarladık, adres olarak Beşiktaş’a yakın, denize nazır lüks bir otelin suitesini verdi. Yolda taksiye binerken aklımdan tek bir şey geçiyordu: bu gece her şeyin kontrolünü elime alacak, uzun zamandır ertelediğim fantezilerimi gerçekleştirecektim.
Kapıyı açtığında karşımda duran kadın, Yabancı Avrupa Yakası Escort ilanlarında gördüğüm fotoğraflardan çok daha canlı ve çekiciydi. Uzun sarı saçları omuzlarına dökülüyor, yeşil gözleri doğrudan bana bakıyordu. İnce belli, dolgun kalçalı, dolgun göğüslü vücudu siyah dantel bir elbisenin altında adeta sergileniyordu. “Gel içeri,” dedi kısık sesle, elini uzatıp beni suiteye çekti. Kapı arkamızdan kapanır kapanmaz eli göğsüme yapıştı, dudaklarımı buldu. Öpüşmemiz yavaş başladı ama saniyeler içinde dilimiz birbirine dolandı, dişlerim alt dudağını hafifçe ısırdı. Ellerim beline sarıldı, kalçalarını avuçlayıp sıktım; etinin yumuşaklığı parmaklarımın arasında eziliyordu.
Elbisesinin fermuarını yavaşça indirdim. Kumaş omuzlarından kayıp yere düştüğünde altında sadece ince siyah bir string ve sütyen vardı. Sütyenin kancasını açtım, dolgun memeleri serbest kaldı. Pembe uçları çoktan sertleşmişti. Başımı eğip birini ağzıma aldım, dilimle yaladım, emdim, dişlerimle hafifçe çimdikledim. O esnada inledi, parmakları saçlarıma gömüldü. Diğer eliyle pantolonumun kemerini çözüyor, fermuarımı indiriyordu. Elini içine soktuğunda sikimin çoktan sertleşmiş olduğunu hissetti; avucuyla sıvazlamaya başladı, başparmağıyla başını ovuşturdu.
Yatağa doğru yürüdük, beni sırtüstü yatırdı. Dizlerinin üzerine çöküp pantolonumu ve boxerımı tamamen indirdi. Sikim havaya kalkmış vaziyette dururken o eğilip dilini ucuna değdirdi. Yavaş yavaş yaladı, salyasını sürdü, sonra ağzını tamamen açıp başını aşağı indirdi. Boğazının sıcaklığı ve darlığı beni anında sarstı. Başını sallarken bir eliyle taşaklarımı okşuyor, diğer eliyle sikimin kökünü sıkıyordu. “Daha derine al,” dedim, eli saçlarına gitti, yavaşça aşağı bastırdım. Gözleri yaşardı ama geri çekilmedi; aksine daha istekli emmeye devam etti. Tükürüğü çenesinden akıyor, ıslak sesler odayı dolduruyordu.
Bir süre sonra onu sırtüstü yatırdım. Bacaklarını ayırdım, stringini kenara çektim. Amı tıraşlı, pembe ve çoktan ıslaktı. İki parmağımı yavaşça içine soktum, parmaklarımı kıvırarak o bildik noktayı buldum. O esnada dilimi klitorisine dayadım, yavaş yavaş yaladım, emdim, dilimle daireler çizdim. Kalçaları yataktan kalktı, bacakları omuzlarıma dolandı. “Daha hızlı… lütfen,” diye inledi. Parmaklarımı hızlandırdım, dilimi daha sert bastırdım. Birkaç dakika içinde vücudu gerildi, amı parmaklarımı sıkıca kavradı ve orgazm oldu. Suları elime aktı, o esnada inlemeleri daha da yükseldi.
Hâlâ titrerken onu ters çevirdim, dizlerini yatağa dayattım. Arkadan yaklaştım, sikimin başını amının girişine dayadım. Yavaşça ittim, ıslaklığı sayesinde kolayca girdim. İçerisi sıcacıktı, duvarları beni sıkıyordu. Kalçalarını avuçlayıp sertçe çektim, her seferinde daha derine gömüldüm. Şapırtı sesleri, tenimizin çarpışma sesi ve onun boğuk inlemeleri birbirine karışıyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovuşturmaya başladım. Tempo gittikçe arttı; yavaş ve derin vuruşlardan sert ve hızlı pompalamalara geçtim. Her dalışımda amı beni daha fazla yutuyordu.
Bir ara onu yan yatırdım, bacağını omzuma kaldırdım. Bu pozisyonda daha derine inebiliyordum. Göğüslerini avuçladım, uçlarını parmaklarımın arasında ezdım. “Sik beni daha sert,” diye fısıldadı. İsteğini yerine getirdim; kalçalarımı hızlandırdım, her vuruşta taşaklarım kalçalarına çarpıyordu. Terimiz birbirine karışmıştı, saçları alnına yapışmıştı. Aniden amı yine kasıldı, ikinci orgazmı geldi. O sıkışma beni de sınırın eşiğine getirdi ama tuttum kendimi.
Onu tekrar sırtüstü çevirdim, bacaklarını omuzlarıma aldım. Bu sefer daha yavaş, daha kontrollü hareket ettim. Göz göze bakıyorduk. Her girişimde nefesini tutuyor, her çıkışımda uzun bir inilti salıyordu. Ellerini göğsüme koydu, tırnaklarını hafifçe gezdirdi. “İçime boşal,” dedi. Bu kelimeler son direncimi kırdı. Birkaç sert vuruş daha yaptım ve derinine gömülü halde boşaldım. Sıcak spermim onu doldururken amı son bir kez sıkıca kavradı, sanki her damlasını almak istiyordu.
Bir süre öylece kaldık, nefeslerimiz yavaş yavaş normale dönüyordu. Sonra banyoya geçtik. Duşun altında vücudunu sabunladım, göğüslerini, kalçalarını, bacaklarını yavaşça ovdum. O da aynı şeyi bana yaptı; eli yine sikime sarıldı, yumuşak hareketlerle tekrar sertleştirmeye başladı. Duvarıma yasladım onu, bacağını kaldırdım ve ikinci kez girdim. Su akarken daha kaygan ve daha vahşi bir seks yaşadık. Bu sefer tempo hiç düşmedi; her vuruşta su sıçrıyor, inlemeleri banyonun fayanslarında yankılanıyordu. İkinci boşalmam da içinde oldu.
Yatağa döndüğümüzde hâlâ doymamıştım. Onu yüzüstü yatırdım, yastığı karnının altına koydum. Bu sefer daha yavaş başladım ama kısa sürede yine sertleşti. Bir elimi saçlarına doladım, hafifçe geriye çektim. Boynu açığa çıkınca öptüm, ısırdım. Kalçalarını tokatladım, izler bırakana kadar. O her tokattan sonra daha çok ıslanıyordu. “Sik beni… daha derin,” diye yalvardı. İsteğini yerine getirdim. Saatlerce süren bu turda onu birkaç kez daha orgazm ettirdim. Sonunda yorgun düştük, birbirimize sarılıp uzandık.
Gece boyunca ara ara uyandık. Bir keresinde o beni uyandırdı; ağzıyla sikimi sertleştirdi, sonra üzerine oturdu ve yavaş yavaş kendi temposunda sikişti. Göğüsleri yüzüme sarkıyor, ben onları emiyordum. Kalçaları her inişinde şapırdıyordu. Kendi orgazmını yaşarken tırnaklarını göğsüme geçirdi. Ben de o sırada boşaldım, spermim yeniden içine aktı.
Sabaha karşı son bir tur daha yaptık. Bu sefer daha yumuşak, daha uzun öpüşmeliydi. Bacaklarını belime doladı, yavaş yavaş hareket ettik. Göz göze, nefes nefese. Son boşalmamda adını fısıldadım, o da benimkini. Sonra yorgun argın birbirimize sarıldık.
Güneş doğarken hâlâ yanımdaydı. Vücudundaki izler, boyundaki emik izleri, kalçalarındaki hafif kızarıklıklar geceyi anlatıyordu. Kahvaltı sipariş ettik, yatakta yedik. Arada eli yine bana uzanıyor, yavaşça okşuyordu. “Bir daha görüşelim,” dedi ayrılırken. Numarasını kaydettim. Kapı kapanırken arkamda kalan o koku, o tat hâlâ dilimdeydi.
O günden sonra Avrupa Yakası’nın o bölgesine her gidişimde aklıma o gece geliyor. Telefonumda kayıtlı numarası duruyor. Bazen sadece yazışıyoruz, bazen yine aynı suiteye çağırıyorum. Her seferinde daha vahşi, daha açık, daha doyumsuz oluyoruz. Bir keresinde onu balkona çıkardım; aşağıda insanlar yürürken arkadan siktim. Ağzını elimle kapadım ki sesi duyulmasın. Başka bir sefer arabada, denize karşı park etmişken koltuğu yatırıp üzerine çıktım. Her yerde, her şekilde denedik.
Bir akşam evime davet ettim. Kapıdan girer girmez soyundu. Mutfakta tezgâha oturttum, bacaklarını ayırıp yaladım. Sonra salondaki koltuğa geçtik; o öne eğilmiş, ben arkadan pompalıyordum. Televizyonda bir şeyler açık kalmıştı ama ikimiz de bakmıyorduk. Yatak odasına ancak saatler sonra geçebildik. Orada onu bağladım; bileklerini yatak başlığına sabitledim. Gözlerini bağladım. Ellerim, dilim, sikim sırayla vücudunu gezdi. Ne zaman dokunacağımı bilmediği için her temas daha şiddetli tepki veriyordu. Orgazmları peş peşe geldi. Sonunda bağları çözüp onu kucağıma aldım, yavaş yavaş sikişerek bitirdik.
Bazen sadece oral seks için buluşuyoruz. O dizlerinin üzerine çöküyor, ben ayakta duruyorum. Saçlarını tutup temposunu ayarlıyorum. Tükürüğü akıyor, gözleri yaşarıyor ama durmuyor. Ben boşalacağım zaman ya yutuyor ya da dilinin üzerine alıp gösteriyor. Bazen ben onu yalıyorum saatlerce; klitorisini emiyor, parmaklarımı içinde gezdiriyor, amını tamamen ıslatana kadar devam ediyorum. Suları aktığında içiyorum adeta.
Bir gece iki arkadaşımı da çağırdım. O itiraz etmedi; aksine heyecanlandı. Sırayla sikildik. Biri ağzındayken diğeri amındaydı. Sonra onu ortada tutup iki yanımızdan girdik. İnlemeleri kesilmiyordu. Gece boyunca her pozisyonu denedik. Sabaha karşı hepimiz bitkin düşmüştük. O hâlâ gülümseyerek “yine yapalım” diyordu.
Artık sadece seks değil, uzun sohbetler de ediyoruz. Ülkesinden, buraya gelişinden, neden bu işi yaptığından bahsediyor. Ben dinliyorum, bazen kendi hikâyelerimi anlatıyorum. Ama konuşma ne kadar uzun olursa olsun, eninde sonunda eller birbirine uzanıyor, kıyafetler yere düşüyor. Vücudu hâlâ aynı ateşi yakıyor bende. Her dokunuşta, her girişte o ilk gecedeki gibi oluyor.
Bazen sadece izlemek istiyorum. O kendini parmaklıyor, vibratör kullanıyor, ben karşısında oturup izliyorum. Suları aktığında yanına gidip yalıyorum. Bazen o beni izliyor; elime yağ sürüyor, yavaşça sıvazlamamı istiyor. Boşalacağım an ağzını açıyor, üzerine alıyor.
Bir keresinde saunaya gittik. Sıcak buharın içinde terlerken birbirimizi okşadık. Sonra soğuk duşun altında sertçe sikiştik. Tenimiz kaygandı, tutunmak zordu ama durmadık. Dışarı çıktığımızda bacakları titriyordu.
Her buluşmamızda yeni bir şey deniyoruz. Kimi zaman sadece öpüşüp okşayarak saatlerce vakit geçiriyoruz, kimi zaman hiçbir ön sevişme olmadan doğrudan sert seks. Kimi zaman onu domine ediyorum, kimi zaman kontrolü ona bırakıyorum. Her seferinde doyumsuz kalıyoruz.
Şimdi bile yazarken aklıma o anlar geliyor. Amının sıkılığı, göğüslerinin yumuşaklığı, inleme sesi, boşalırken kasılması… Hepsi hâlâ taze. Telefonum titrese hemen bakıyorum; belki yine odur. Avrupa Yakası’nın o kuytu köşelerinde, o lüks odalarda yaşadığımız her şey gerçeğin ta kendisiydi. Ve bitmesini istemiyorum.
Adalar Sarışın Escort ile buluştuğum o sıcak yaz gecesi her şeyi değiştirdi. Adalar’ın rüzgarı odanın penceresinden içeri sızar...
Zeytinburnu Escort ile tanıştığım o kalabalık akşam, İstanbul'un hareketli semtlerinde geçen en ateşli ve doyurucu gecelerden bir...
Ümraniye Türbanlı Escort ile tanıştığım o akşam İstanbul'un kalabalık semtlerinden Ümraniye'de hayatımın en tutkulu ve yasak ...
Pendik’in sahil yolları geceleyin bambaşka bir havaya bürünürdü. Işıklar denize yansır, arabalar yavaş yavaş ilerler, insanlar eğlence arardı. B...
Tuzla’nın sahil hattı, yaz gecelerinde serin bir meltemle canlanırdı. Deniz kokusu sokaklara karışır, ışıklar suyun üzerinde dans ederdi. Ben, 3...
Maltepe’nin sahil yolu geceleyin bambaşka bir atmosfere bürünürdü. Işıklar denize yansır, arabalar yavaş yavaş ilerler, insanlar eğlence arardı....
Yenibosna Escort ile tanıştığım o yağmurlu akşam, İstanbul'un banliyölerinde geçen en ateşli gecelerden biriydi. Araba kullanırke...
Ümraniye’nin akşam saatleri her zaman hareketli olurdu. Özellikle metro çıkışlarına yakın caddelerde ışıklar yanıp söner, arabalar korna çalar, ...
Çapa’nın dar sokakları geceleyin bambaşka bir atmosfere bürünürdü. Tarihi binalar, eski apartmanlar ve ara sokaklardaki loş ışıklar insanı içine...
Bir cumartesi öğleden sonra, İstanbul’un dışında Çatalca’nın yeşil yollarında arabamı sürerken huzur arıyordum. Çatalca Escort