İlk kez Kurtköy Kocasından Gizli Yapan Escort ilanını gördüğümde gece yarısını çoktan geçmişti. Telefonumun ekranı loş odada parlıyordu, parmaklarım kaydırırken o başlık gözüme çarptı ve bir anda tüm dikkatimi çekti. Fotoğraflarında siyah dantelli bir gecelikle yatakta uzanmış, bacakları hafif aralık, dudaklarında o bilindik yarı açık, davetkâr gülümseme vardı. Mesaj attım, kısa bir süre sonra cevap geldi. Sesindeki o boğuk, sabırsız ton daha ilk kelimelerde beni gerdi. “Gel,” dedi sadece. Adresi Kurtköy’de, sakin bir sitedeydi. Kapıyı açtığında karşımda duran kadın, fotoğraflarından bile daha canlıydı. Saçları omuzlarına dökülmüş, ince bir sabahlıkla bedenini zar zor örtüyordu. Göz göze geldiğimiz an, Kocasından Gizli Yapan Escort Kurtköy kelimeleri zihnimde yankılanırken içeri adım attım ve kapı arkamızdan kilitlendi.
O gece her şey çok hızlı gelişti. Beni salona alır almaz sabahlığını omuzlarından indirdi. Altında hiçbir şey yoktu. Göğüsleri dolgun, uçları çoktan sertleşmişti. Ellerimi beline doladım, teni sıcacıktı. “Kocam işte,” diye fısıldadı kulağıma, “sabaha kadar yok. İstediğin her şeyi yapabilirsin.” Sözleri damarlarımda ateş gibi yayıldı. Onu duvara yasladım, dudaklarını acımasızca öptüm. Dili benimkine dolandı, iniltileri boğazımda titreşim bıraktı. Ellerim kalçalarına indi, etini sıktım. Bacaklarını bana doğru açtı, ıslaklığı çoktan iç çamaşırı olmadan kalçalarına süzülmüştü. Parmaklarımı arasına kaydırdım, kaygan ve sıcacıktı. İki parmağımı birden içine soktuğumda belini kavis yaptı, başını geriye attı. “Daha sert…” diye inledi.
Onu kucağıma aldım, yatağa taşıdım. Sırtüstü yatırdığımda bacaklarını omuzlarıma açtım. Amının dudakları şişmiş, klitorisi belirginleşmişti. Dilimi yavaşça yaladım, tadı tuzlu ve yoğundu. Parmaklarım hâlâ içinde, dilimle klitorisini emmeye başladım. Kalçaları titriyordu, elleri saçlarıma gömüldü. “Em… daha güçlü em,” diye fısıldıyordu. Dilimin ucuyla hızlı hareketler yaparken üç parmağa çıkardım. İçindeki sıcaklık parmaklarımı sımsıkı sarıyordu. Birden boşaldı, bacakları titreyerek kapanmaya çalıştı ama ben onları açık tuttum. Suları çenemden boynuma aktı. Hâlâ sarsılırken üstüne çıktım, sikimi amının girişine dayadım. Ucu ıslak etine değdiği an ikimiz de inledik. Yavaş yavaş girdim, her santimi zorla açıyordu. Tamamen içine gömüldüğümde durdum, derinlere kadar hissetmesini sağladım. “Kocanın asla bu kadar dolduramadığı yerdesin,” dedim. Gözleri buğulanmıştı, başını salladı.
İlk tempolu hareketlerim yavaştı. Kalçalarımı geri çekip sertçe vuruyordum. Her dalışta göğüsleri sallanıyor, meme uçları parmaklarımın arasında eziliyordu. Onu yan yatırdım, arkadan girdim. Bu pozisyonda daha derine ulaşabiliyordum. Bir elimi boynuna doladım, diğerini klitorisine götürdüm. Parmaklarımla ovuştururken sikim amının içinde şişmiş, damarları belirginleşmişti. “Sik beni… daha hızlı,” diye yalvarıyordu. Tempo arttı. Kalça şapırtıları, ıslak sesler, iniltiler odanın her köşesine yayılıyordu. Ter kokusu, cinsellik kokusu birbirine karışmıştı. Aniden onu yüzüstü çevirdim, kalçalarını havaya kaldırdım. Dizlerini açtırdım, amı ve göt deliği tamamen görünüyordu. Önce amına daldım, birkaç sert vuruştan sonra ıslaklığımı göt deliğine sürdüm. Parmaklarımla yavaşça açtım, sonra sikimin ucunu dayadım. “Alacağım,” dedim. O da “Al… yavaşça,” diye karşılık verdi. İlk santimler dirençliydi ama kayganlık sayesinde yavaş yavaş ilerledim. Tamamen içine girdiğimde ikimiz de nefes nefese kaldık. Göt deliği sikimi bir mengene gibi sıkıyordu. Yavaş hareketlerle başladım, her çıkışta etin beni emdiğini hissediyordum. Tempo arttıkça iniltileri çığlığa dönüştü. “Daha derin… kocamın asla yapmadığı gibi sik götümü,” diye bağırıyordu.
Saatlerce sürdü. Bir ara onu banyoya götürdüm. Duşun altında ayakta, bir bacağını omzuma kaldırarak siktim. Su ve ter karışımı vücutlarımızdan aşağı akıyordu. Sonra lavabonun kenarına oturttum, aynanın karşısında. Arkasından girerken kendi yüzünü izlemesini sağladım. “Bak nasıl sikiyorsun kendini,” dedim. Gözleri yarı kapalı, ağzı açık, her vuruşta meme uçları camda iz bırakıyordu. Amından sular akıyordu, her çıkışta şapırtı sesi geliyordu. Birden dizlerinin üstüne çöktürdüm. Sikimi ağzına verdim. Dudakları şişmiş, tükürüğü çenesinden akıyordu. Boğazının sonuna kadar aldırmaya çalıştım, gözleri yaşardı ama geri çekilmedi. Dilini sikimin altındaki damara sürtüyordu, bir eliyle taşaklarımı okşuyor, diğer eliyle kendi amını parmaklıyordu. “Yutacağım,” diye mırıldandı. O an boşaldım. Sıcak dölüm boğazına aktı, bir kısmı dudaklarından dışarı taştı. Hepsini yuttu, dilini dışarı çıkarıp kalanı temizledi.
Yatağa döndüğümüzde hâlâ serttim. Onu ters çevirdim, yüzünü amıma, amını da yüzüme getirdim. 69 pozisyonunda dilimizi birbirimizin içinde gezdirdik. Onun amı daha da şişmiş, klitorisi kızarmıştı. Ben de dilimi göt deliğine kadar indirdim, yaladım, parmakladım. O da sikimi derinlere kadar alıyordu. Bir süre sonra tekrar üstüne çıktım. Bu sefer bacaklarını omuzlarıma kadar açtım, neredeyse katlanmıştı. Amının en derin noktasına vuruyordum. Her darbede “Ah… ah… içime boşal,” diye inliyordu. Tempo o kadar arttı ki yatak gıcırdıyordu. Sonunda boşaldım. Sıcak dölüm amının içine fışkırırken o da bir kez daha orgazm oldu, kasları sikimi sıkıyordu. Bir süre öyle kaldık, nefeslerimiz birbirine karışıyordu.
Sabaha karşı tekrar kalktım. O uyuklarken bacaklarını araladım, hâlâ ıslak ve açık olan amına dilimi soktum. Yavaş yavaş uyandı, iniltilerle. Bu sefer onu kucağıma oturttum. Yüz yüze, bacakları belime dolanmış halde sikimi içine aldı. Kalçalarını kaldırıp indiriyordu, göğüslerini yüzüme sürtüyordu. Meme uçlarını emdim, dişlerimle hafifçe ısırdım. “Kocam eve gelmeden bir kez daha…” diye fısıldadı. Onu yavaşça sırtüstü yatırdım, bacaklarını geniş açtım. Bu sefer sadece parmaklarımı kullandım. Üç parmak, bazen dört. Amının içini gererek, o ıslak sesleri çıkararak. Klitorisini başparmağımla ovuştururken parmaklarımı kıvırıp o noktayı buldum. Birkaç dakika içinde tekrar boşaldı, suları bileğime kadar aktı. Sonra sikimi tekrar soktum. Bu sefer çok daha yavaş, her santimi hissederek. İçindeki döl hâlâ kaygandı, şapırtılar daha gürültülüydü. “Dölümü içine sakla,” dedim. Başını salladı. Boşaldığımda amının içinde bıraktım, parmaklarımla içeri doğru ittim.
Güneş doğmaya başladığında hâlâ çıplaktık. Onu mutfağa götürdüm, tezgâhın üstüne oturttum. Bacaklarını açtırdım, kahvaltı ederken amını yaladım. Kahve kokusu ve amının kokusu birbirine karışmıştı. Parmaklarım hâlâ içinde, dilim klitorisindeyken o da eliyle sikimi sıvazlıyordu. Sertleşmemle birlikte tekrar ayakta, arkadan girdim. Mutfak tezgâhına yaslanmış, göğüsleri soğuk mermere yapışmış halde sikiyordum. Her vuruşta “Daha sert… kocamın bilmediği gibi,” diye inliyordu. Tempo o kadar şiddetliydi ki bulaşıklar titreşiyordu. Son boşalmamı da amının içine yaptım. Döl taştı, bacaklarından aşağı aktı. Parmaklarımla topladım, ağzına verdim. Yaladı, yuttu.
Kapıdan çıkmadan önce bir kez daha öptüm. Dudakları şişmiş, boynu ısırık izleriyle doluydu. “Yine gel,” dedi. “Kocam her gece işte.” Dışarı adım attığımda hâlâ amının sıcaklığını sikimde hissediyordum. O günden sonra her fırsatta Kurtköy’e gittim. Her seferinde farklı pozisyonlar, daha sert, daha kirli. Bir keresinde onu balkona çıkardım, gece karanlığında, komşuların ışıkları yanarken arkadan siktim. Ağzını elimle kapattım ki iniltileri duyulmasın. Başka bir gece arabada, arka koltukta, bacakları direksiyona kadar açık halde yaladım, sonra içine girdim. Amı o kadar ıslaktı ki koltuk ıslandı. Bir keresinde de onu bağladım. Bileklerini yatak başlığına, bacaklarını iki yana açıp ayak bileklerinden bağladım. Saatlerce sadece dilim ve parmaklarımla oynadım. Orgazm üstüne orgazm yaşadı, yalvardı, ağladı. Sonunda sikimi boğazına kadar soktum, boşaldım. Dölü yutarken gözleri dolmuştu.
Bazen sadece götünü sikmek istiyordum. O da razıydı. Bolca kayganlaştırıcı sürüp yavaş yavaş açıyordum. Göt deliği her seferinde daha kolay kabul ediyordu. Bir keresinde hem amına hem götüne aynı anda parmak soktum, sonra sikimi götüne gömdüm. Diğer elimle amını parmaklarken o çıldırmış gibi inliyordu. “İkisini de doldur… kocamın asla yapamayacağı gibi,” diye bağırıyordu. Boşaldığımda götünün içinde bıraktım, döl dışarı sızarken parmaklarımla geri ittim. Sonra dilimle temizledim. O da sikimi emdi, tadına baktı.
Haftalar geçtikçe bedenini her noktasını ezberledim. Meme uçlarının ne kadar hassas olduğunu, amının hangi açıda daha derine gittiğini, göt deliğinin ne kadar baskıya dayandığını öğrendim. Bir gece onu duşta, ayakta, bir bacağını lavaboya dayayarak siktim. Su akarken amından döl akıyordu. Başka bir sefer yere diz çöktürdüm, sikimi arkasından sokarken saçlarından tuttum. Başını geriye çektim, boğazını gerdim. Her vuruşta “Ah… ah… daha derin,” diye boğuk sesler çıkarıyordu. Sonunda yüzüne boşaldım. Döl saçlarına, göz kapaklarına, diline bulaştı. Yalayarak temizledi.
Bazen sadece izlemek istiyordum. Onu yatağa yatırıp bacaklarını açtırıyor, kendi kendini parmaklamasını izliyordum. İki, üç parmak, bazen bir dildo. Amı o kadar açılıyordu ki içini görebiliyordum. “Daha hızlı… kendini sik,” diyordum. O da itaat ediyordu. Orgazm olduğunda suları fışkırıyordu. O an üstüne atlıyor, o ıslaklığın içine dalıyordum. Her seferinde daha uzun, daha sert. Bir keresinde onu mutfak masasına yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım, neredeyse katlanmış halde siktim. Masanın kenarı kalçalarına iz bırakıyordu. Her darbede “İçime… içime boşal,” diye yalvarıyordu. Boşaldım. Döl amından taştı, masaya aktı. Parmaklarımla topladım, ağzına sürdüm.
O geceyi hiç unutamıyorum. Saatlerce sürmüştü. Sabaha karşı hâlâ içimdeydi. Onu kucağıma aldım, ayakta sikiyordum. Bacakları belime dolanmış, elleri boynumdaydı. Her kaldırışta amı sikimi yutuyordu. “Kocam… kocam bilmiyor,” diye fısıldıyordu. Tempo arttı, duvara yasladım. Sert, acımasız vuruşlar. Amı şapırdıyordu, döl önceki boşalmalardan hâlâ içindeydi. Sonunda ikimiz de aynı anda boşaldık. Bacakları titriyordu, beni bırakmıyordu. Bir süre öyle kaldık. Sonra yavaşça indirdim. Amından döl aktı, bacaklarını ıslattı. Dizlerinin üstüne çöktü, sikimi ağzına aldı, temizledi. Dilini her yere sürdü, taşaklarımı emdi, göt deliğimi yaladı. Sonra tekrar ayağa kalktı, öptü. Dudaklarında kendi amının ve dölümün tadı vardı.
O günden beri her fırsatta gidiyorum. Her seferinde daha fazla istiyor. Bazen sadece emmemi istiyor, saatlerce dilimi amında gezdirmemi. Bazen götünü, bazen boğazını. Bir keresinde onu bağlayıp gözlerini kapattım. Sadece dokunuşlarla, nefesle, dilimle çıldırttım. Orgazm olduğunda bağırdı, yalvardı. Sonra sikimi ağzına verdim, boğazına kadar soktum. Gözyaşları aktı ama bırakmadı. Boşaldığımda hepsini yuttu. Başka bir gece arabayla uzak bir yere götürdüm. Açık arazide, gece karanlığında, bagajın üstünde sikiştik. Rüzgar esiyordu, iniltileri geceye karışıyordu. Amı o kadar ıslaktı ki uyluklarım kayıyordu. Arkadan girdim, saçlarından tuttum. Her vuruşta “Daha sert… kimse duymuyor,” diye bağırıyordu. Boşaldığımda amının içinde bıraktım. Döl dışarı aktı, toprağa düştü.
Bazen evine gidiyorum, kocası yokken. Kapıyı açar açmaz soyunuyor. Hiç konuşmadan diz çöküyor, sikimi çıkarıyor, ağzına alıyor. Tükürüğü akıyor, boğazının sesleri geliyor. Sonra ayağa kalkıyor, bana dönüyor, bacaklarını açıyor. “Al,” diyor. İçine giriyorum. Bu sefer yavaş, derin. Her santimi hissederek. Göz göze. “Kocamın asla ulaşamadığı yerdesin,” diyor. Tempo artıyor. Yatakta, koltukta, yerde, duvarda… Her yerde. Bir keresinde banyoda, küvetin kenarında, bacakları havada sikiştik. Su taştı, yerler ıslandı. Amı o kadar şişmişti ki her çıkışta şapırtı sesi yankılanıyordu. Boşaldığımda içine bıraktım, sonra dilimle yaladım. Karışık tadı dilimde kaldı.
O kadın, Kurtköy’deki o daire, o gizli saatler… Her şey hâlâ zihnimde taze. Her gidişimde daha fazla istiyorum. Daha sert, daha kirli, daha uzun. Bedeni benim için açılıyor, her deliği, her iniltisi. Kocası evdeyken bile mesaj atıyor. “Gel… şu an yalnızım.” Gidiyorum. Kapıyı açıyor, sabahlığı düşüyor. Ellerimi göğüslerine koyuyorum, meme uçlarını sıkıyorum. Diz çöküyor, sikimi emiyor. Sonra ayağa kalkıyor, duvara yaslanıyor. Arkadan giriyorum. Amı ıslak, sıcak, dar. Her vuruşta “Ah… ah… içime,” diye inliyor. Tempo artıyor, kalça şapırtıları, ıslak sesler. Bir elimi boynuna doluyorum, diğerini klitorisine. Orgazm oluyor, kasları sikimi sıkıyor. Ben de boşalıyorum. İçine. Döl taşıyor. Parmaklarımla geri itiyorum. Öpüşüyoruz. Tadını alıyoruz.
Saatler geçiyor. Yatağa geçiyoruz. Bacaklarını omuzlarıma açıyorum. Dilimi amına, göt deliğine sürüyorum. Parmaklıyorum. İki, üç, dört. Açılıyor. Sonra sikimi sokuyorum. Derinlere. Her darbede yatak gıcırdıyor. “Daha… daha,” diye yalvarıyor. Boşalıyorum. Yine içine. Sonra onu ters çeviriyorum. Götünü açıyorum. Kayganlaştırıcı sürüp yavaşça giriyorum. Sıkı, sıcak. Tempo yavaş. Her çıkışta et beni emiyor. “Doldur götümü,” diyor. Boşalıyorum. İçinde bırakıyorum. Döl sızıyor. Dilimle temizliyorum. O da sikimi emiyor, tadına bakıyor.
Sabaha karşı hâlâ bitmiyor. Onu kucağıma alıyorum, ayakta sikiyorum. Bacakları belimde, göğüsleri yüzümde. Meme uçlarını emiyorum. Amı sikimi yutuyor. Tempo artıyor. Duvara yaslıyorum. Sert. Acımasız. “Kocam… bilmiyor,” diye fısıldıyor. Boşalıyoruz. Birlikte. Bacakları titriyor. Beni bırakmıyor. Yavaşça indirdiğimde amından döl akıyor. Diz çöküyor, temizliyor. Dilini her yere sürüyor. Sonra ayağa kalkıyor, öpüyor. Dudaklarında her şeyin tadı var.
O kapıdan her çıkışımda hâlâ içindeyim. Hâlâ tadı dilimde, kokusu burnumda. Ve biliyorum ki yarın, öbür gün, her fırsatta yine gideceğim. Çünkü o, Kurtköy’de, kocasından gizli, her şeyi yapan o kadın… Bedenini bana açıyor. Ve ben de her seferinde daha fazla alıyorum. Daha derine, daha sert, daha uzun. Her deliğini, her iniltisini, her boşalmasını. Ve o da istiyor. Her gece, her mesaj… Aynı ateşle. Aynı ıslaklıkla. Aynı açlıkla.
Adalar Sarışın Escort ile buluştuğum o sıcak yaz gecesi her şeyi değiştirdi. Adalar’ın rüzgarı odanın penceresinden içeri sızar...
Ümraniye Türbanlı Escort ile tanıştığım o akşam İstanbul'un kalabalık semtlerinden Ümraniye'de hayatımın en tutkulu ve yasak ...
Zeytinburnu Escort ile tanıştığım o kalabalık akşam, İstanbul'un hareketli semtlerinde geçen en ateşli ve doyurucu gecelerden bir...
Pendik’in sahil yolları geceleyin bambaşka bir havaya bürünürdü. Işıklar denize yansır, arabalar yavaş yavaş ilerler, insanlar eğlence arardı. B...
Maltepe’nin sahil yolu geceleyin bambaşka bir atmosfere bürünürdü. Işıklar denize yansır, arabalar yavaş yavaş ilerler, insanlar eğlence arardı....
Tuzla’nın sahil hattı, yaz gecelerinde serin bir meltemle canlanırdı. Deniz kokusu sokaklara karışır, ışıklar suyun üzerinde dans ederdi. Ben, 3...
Ümraniye’nin akşam saatleri her zaman hareketli olurdu. Özellikle metro çıkışlarına yakın caddelerde ışıklar yanıp söner, arabalar korna çalar, ...
Bir cumartesi öğleden sonra, İstanbul’un dışında Çatalca’nın yeşil yollarında arabamı sürerken huzur arıyordum. Çatalca Escort
Çapa’nın dar sokakları geceleyin bambaşka bir atmosfere bürünürdü. Tarihi binalar, eski apartmanlar ve ara sokaklardaki loş ışıklar insanı içine...
Yenibosna Escort ile tanıştığım o yağmurlu akşam, İstanbul'un banliyölerinde geçen en ateşli gecelerden biriydi. Araba kullanırke...