Kadıköy’de, özellikle Moda Ucuz Escort arayışımın en yoğun olduğu o akşam, telefonumda kaydettiğim numarayı ararken kalbim güm güm atıyordu. Ucuz Escort Moda diye geçen birkaç ilanı inceledikten sonra kararımı verdim ve randevuyu ayarladım; çünkü o gece sadece hızlı, ucuz ve doyurucu bir seks istiyordum. Moda Ucuz Escort diye tarif edilen o kız, metro çıkışına yakın bir cafenin önünde beni bekliyordu; ince uzun boylu, siyah dar kot pantolonlu, dekolteli beyaz bluzlu, dudakları parlak kırmızı rujlu bir kadındı. Ucuz Escort Moda denince aklıma gelen o tipik, ulaşılabilir, pazarlık yapılabilir hali tam olarak onda vardı.
İlk bakışta bile bedeninin hatları belli oluyordu; kalçaları pantolonun içinde yuvarlak yuvarlak kıvrılıyor, göğüsleri bluzun altında dolgun duruyordu. “Merhaba, sen misin?” diye sordum. Gülümsedi, “Evet, ben” dedi. Hemen yan yana yürümeye başladık. Kısa bir konuşmadan sonra karar verdik: yakındaki ucuz bir otelde odayı alıp geceyi orada geçirecektik. Otele girerken bile aklımdan “Moda Ucuz Escort gerçekten işini biliyor” diye geçiyordu; çünkü hiç tereddüt etmeden, pazarlık yapmadan, doğrudan fiyatı söyledi ve kapıyı kapattık.
Odaya girdiğimiz anda kapıyı kilitledim. Işıklar loştu, perdeler kapalıydı. Kız hiçbir şey söylemeden bluzunu çıkardı. Siyah dantel sütyeninin içinde göğüsleri dolgun ve dik duruyordu. Sütyeni de açtı; pembe uçları hemen sertleşmişti. Ellerimle avuçladım, parmaklarımla sıkıp bırakıyordum. “Sertçe tut” dedi. Parmak uçlarımla meme uçlarını dürttüm, hafifçe çevirdim. O da pantolonumu çözmeye başladı. Belimi öptü, dilini göbeğime sürttü, sonra dizlerinin üstüne çöktü.
Fermuarımı indirdi, boxersımı aşağı çekti. Sertleşmiş sikim ortaya çıktı. Elini sardı, yavaşça yukarı aşağı kaydırdı. Tükürüğünü avucuna alıp kayganlaştırdı, sonra dilini başın ucuna yapıştırdı. Sıcak, ıslak dilin etrafında dolaşması beni deli ediyordu. Ağzını açıp tamamen içine aldı. Boğazının derinliğine kadar ittim, burnu kasıklarıma değdi. Boğulur gibi sesler çıkardı ama bırakmadı; tükürük salyaları akıyor, çenesinden damlıyordu. Saçlarını tuttum, kafasını ileri geri hareket ettirdim. “Daha derin” dedim. Boğazını açtı, sikimin tamamını yuttu. Gözleri yaşardı ama devam etti. O sırada ben de pantolonunu indirdim, külotunu yana çektim. Parmaklarımı amına soktum; çoktan ıslanmıştı, sıcak ve dar.
Yatağa ittim. Sırtüstü yattı, bacaklarını açtı. Dizlerini omuzlarıma koydum, amının dudaklarını ayırdım. Klitorisini dilimle yaladım, emdim, dişlerimle hafifçe ısırdım. İki parmağımı da içine sokup pompalamaya başladım. “Ahhh… daha hızlı” diye inledi. Parmaklarımı kıvırıp G noktasını buldum, oraya baskı yaptım. Amı kasılıyor, suları parmaklarımı ıslatıyordu. Dilimi deliğine soktum, içeri dışarı hareket ettirdim. O da saçlarımı tutmuş, kalçalarını kaldırıyordu. “Yala, yala” diye bağırıyordu. Bir süre sonra dayanamadım; ayağa kalktım, sikimi amının girişine dayadım.
Tek hamlede içine girdim. Dar, sıcak, ıslak duvarlar sikimi sardı. Derin derin pompalamaya başladım. Her girişte kalçalarıma çarpıyordu. Göğüsleri sallanıyor, meme uçları havada dans ediyordu. Ellerimle göğüslerini sıktım, meme uçlarını çektim. “Daha sert” dedi. Hızımı artırdım, yatağın gıcırtısı odayı doldurdu. Bacaklarını omuzlarıma aldım, daha derin girdim. Taşaklarım amının dışına vuruyordu. “İçime boşalma, yüzüme” diye fısıldadı. Ritmi bozmadan devam ettim. Bir ara pozisyon değiştirdik; onu ters çevirdim, köpek gibi dizlerinin üstüne çöktürdüm. Arkadan girdim. Kalçalarını iki elimle tuttum, sertçe vurmaya başladım. Her vuruşta amı şap şap sesler çıkarıyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum. O da inlemeye başladı, “Geliyorum” dedi. Amı birden kasıldı, suları aktı, benim sikimi sıkıca kavradı. O orgazm olurken ben de hızımı artırdım, birkaç saniye sonra çektim, sikimi yüzüne tuttum. Kalın, sıcak sperm fışkırdı; alnına, gözlerine, dudaklarına, diline. Ağzını açtı, bir kısmını yuttu, kalanını diline sürüp yaladı.
Biraz dinlendik. Sigara içtik, su içtik. Sonra tekrar başladı. Bu sefer o üstteydi. Sikimi avuçlayıp üzerine oturdu, yavaş yavaş indirdi. İçine alınca kalçalarını çevirmeye başladı. Ellerimle belini tuttum, yukarı aşağı hareket ettirdim. Göğüsleri yüzüme değiyordu; birini ağzıma aldım, emdim, ısırdım. O da ritmi hızlandırdı, zıplamaya başladı. Amı her inişte sikimin köküne kadar iniyor, taşaklarımı eziyordu. “Sert sik beni” diye bağırıyordu. Bir ara onu yana yatırdım, bacaklarını açtım, yandan girdim. Bu pozisyonda daha derin hissediyordum. Parmaklarımı ağzına soktum, emdirdi. Tükürüğü parmaklarımı ıslatırken amı da aynı şekilde ıslaktı. Saatlerce süren bu sikiş sırasında birkaç kez daha boşaldık. Bir seferinde onu duvara yasladım, ayakta siktim. Bacaklarını belime doladı, sırtı duvara sürtünürken ben de aşağıdan yukarı vuruyordum. Göğüslerini ısırdım, boynunu emdim, iz bıraktım. Amı her seferinde daha da ıslanıyor, suları bacaklarından akıyordu.
Gece yarısını geçmiştik. Yorgun düşmüştük ama hâlâ doymamıştık. Banyoya geçtik. Duşun altında onu öptüm, dilimi ağzına soktum. Ellerimle her yerini yıkadım; göğüslerini, amını, götünü. Sonra onu duvara yasladım, diz çöktüm, amını tekrar yaladım. Sıcak suyun altında dilim klitorisindeyken o da inliyordu. Ayağa kalktım, arkadan girdim. Islak tenimiz birbirine yapışıyordu. Kalçalarını açtım, göt deliğine parmağımı sürdüm. “Oraya da gir” dedi. Tükürükle kayganlaştırdım, yavaşça parmağımı soktum. Sonra sikimi oraya dayadım. Yavaş yavaş götünü açtım, içine girdim. Çok dardı, sıcak ve sıkı. Yavaş yavaş pompalamaya başladım. O da “Ahhh… yavaş” diye inliyordu ama sonra “Daha hızlı” dedi. Götünü sikerken bir elimi de amına götürüp klitorisini ovdum. Çift zevkle titremeye başladı. Bir süre sonra tekrar boşaldı; bacakları titredi, amı sular aktı. Ben de götünün içinde boşaldım, sıcak sperm içeri aktı.
Duştan çıkıp yatağa uzandık. Hâlâ çıplaktık. Ellerimiz birbirimizin vücudunda geziniyordu. Bir süre sonra o yine diz çöktü, sikimi ağzına aldı. Yumuşak, yavaş, uzun uzun emdi. Dilini taşaklarıma indirdi, yaladı, emdi. Sonra tekrar amına oturttu. Bu sefer daha yavaş, daha uzun süren bir sikiş oldu. Göz göze bakarak, öpüşerek, inleyerek birbirimizi doyurduk. Sabaha karşı son bir kez daha siktim; onu yüzüstü yatırdım, bacaklarını kapattım, aradan girdim. Bu pozisyonda amı daha da daralıyordu. Sertçe vururken kalçalarını tokatladım, kırmızılar oluştu. “Daha sert tokatla” dedi. Tokatladım, iz bıraktım. Son boşalmamı da amının içine yaptım; sıcak sperm içeri doldu, taştı, bacaklarından aktı.
Sabah olduğunda hâlâ yatağın üzerinde çıplaktık. Spermin kurumuş lekeleri, ter kokusu, seks kokusu odayı dolduruyordu. Kız ayağa kalktı, yavaş yavaş giyinmeye başladı. Bluzunu giyerken göğüsleri hâlâ hafifçe sallanıyordu. Pantolonunu çekerken kalçalarına baktım, hâlâ kırmızı izler vardı. “Bir daha ister misin?” diye sordu. Numarasını verdim, “Tabii” dedim. Kapıdan çıkarken arkasından baktım; o ince bel, o dolgun kalçalar, o yürüyüş… Moda’da o sabahın erken saatlerinde sokaklar henüz uyanmamışken ben de otelden çıktım. Bedenimde hâlâ onun kokusu, tadı, sıcaklığı vardı. Amının sıkılığı, götünün darlığı, dilinin ıslaklığı, inlemeleri… Her detay aklımda canlıydı.
O günden sonra defalarca görüştük. Her seferinde farklı pozisyonlar denedik, farklı yerlerde sikistik. Bir keresinde arabada, başka bir sefer parkın karanlık köşesinde, bir seferinde de otelin merdiven boşluğunda. Her seferinde aynı doyumsuzluk, aynı açlık. Bir gece onu bağladım; bileklerini yatağın demirlerine, bacaklarını da açıp ayaklarını bağladım. Gözlerini bağladım. Ellerim, dilim, sikim… Her yerini dolaştım. Amını saatlerce yaladım, parmakladım, siktim. Götünü açtım, parmak soktum, dil soktum. Ağzına tükürdüm, yüzüne spermi fışkırttım. O da bağlıyken inliyor, “Daha fazla” diye yalvarıyordu. Başka bir gece ise o beni bağladı. Sikimi emdi, taşaklarımı yaladı, amını yüzüme oturttu, boğarcasına sikti. “Dilini çıkar” dedi, amını dilime sürttü, sularını yutturdu. Sonra üzerine oturdu, istediği gibi zıpladı, boşaldı, benim de boşalmamı bekledi.
Bazen sadece oral sex yapıyorduk. Saatlerce emiyor, yalıyor, tükürük içinde bırakıyorduk birbirimizi. Bir seferinde onu dize çöktürdüm, sikimi boğazına kadar ittim, tuttum. Gözleri yaşardı, tükürük aktı, ama bırakmadı. Ben de boğazına boşaldım; yuttu, kalanını diline sürüp yaladı. Başka bir sefer amını yalarken o da sikimi emdi; 69 pozisyonunda saatlerce kaldık. Dilim amındayken, dilinin de sikimde olması… Çift zevk. Bir gece de sadece parmaklarla, dillerle, vücutlarımızla oynaştık. Sikimi amına sürmeden, sadece sürterek, ovuşturarak orgazm olduk. Klitorisini dilimle emerken parmaklarımı da götüne soktum; o da aynı anda inliyordu.
Her görüşmemizde yeni bir şey deniyorduk. Bir keresinde vibratör getirdi; amına soktu, klitorisine tuttu, ben de arkadan siktim. Titreşim hem onu hem beni deli ediyordu. Başka bir sefer yağ getirdik; vücutlarımızı yağladık, kaygan kaygan sikistik. Göğüsleri, kalçaları, amı… Her yer yağ içinde parlıyordu. Ellerim kayıyor, sikim kayıyordu. O gece hem amını hem götünü yağla siktim. Sperm de yağla karıştı, her yer kaygan oldu. Sabah kalktığımızda hâlâ yağ kokuyorduk.
Bazen sadece konuşuyorduk; eski müşterilerinden, yaşadığı deneyimlerden bahsediyordu. Ama her seferinde konuşma seksle bitiyordu. Bir gece “En sert sikilmek istediğin pozisyon hangisi?” diye sordum. “Köpek gibi, saçlarımdan tutup, tokatlayarak” dedi. O gece tam öyle yaptım. Saçlarını yakaladım, başını geriye çektim, kalçalarına sert tokatlar attım, amını parçalarcasına siktim. O da bağırıyordu, “Daha sert, daha sert!” Amı her vuruşta şap şap ses çıkarıyor, suları fışkırıyordu. O gece üç kez boşaldı, ben de iki kez. Sperm her yerdeydi; amında, götünde, sırtında, yüzünde.
Bazen sabaha kadar uyumadan sikistik. Yorgun düşüp bir süre yatıyor, sonra tekrar başlıyorduk. Bir seferinde sabahın beşinde, henüz ortalık aydınlanmadan, balkona çıktık. Kimse yoktu. Onu korkuluğa yasladım, arkadan girdim. Gece serinliği tenimize değiyor, rüzgâr esiyordu. Amı hâlâ sıcaktı, ıslaktı. Sessizce, sadece nefeslerimiz ve tenlerimizin şapırtısıyla sikistik. Boşaldığımda sperm bacaklarından aşağı aktı, yere damladı. O da titreyerek orgazm oldu, korkuluğu sıkıca tuttu.
O günlerden beri aklımdan çıkmıyor. Her hatırladığımda sikim yine sertleşiyor. O dar am, o ıslak dil, o inlemeler, o tokatlar, o bağlanmalar… Hepsi canlı. Bazen telefonu açıp arıyorum, bazen de sadece hatırlayıp kendi kendime boşalıyorum. Ama hiçbir şey o gerçek tenin, o gerçek sıcaklığın, o gerçek sıkılığın yerini tutmuyor. Moda’nın o arka sokaklarında, o ucuz otellerde, o karanlık köşelerde yaşadığımız her saniye hâlâ tenimde. Göğüslerinin ağırlığı avuçlarımda, amının darlığı sikimde, dilinin ıslaklığı dilimde… Hepsi orada.
Bir gece daha anlattı: “En çok sevdiğim, yüzüme boşalman. Gözlerime, dilime, dudaklarıma… Sonra yalamamı istemen.” O gece tam öyle yaptım. Sikimi amından çektim, yüzüne tuttum, fışkırttım. Kalın damlalar alnına, kirpiklerine, burnuna, dudaklarına, diline aktı. O da dilini uzattı, yaladı, yuttu. Kalanını parmaklarıyla alıp emdi. Sonra öptüm; kendi spermimin tadını onun dilinden aldım. O gece başka bir şey daha yaptık: onu diz çöktürdüm, sikimi ayağının tabanına sürttüm, parmaklarının arasından geçirdim. Ayaklarını öptüm, yaladım, sonra ayak tabanına boşaldım. Sperm parmaklarının arasından aktı. O da ayağını yaladı, tadına baktı.
Bazen sadece izliyordum. Onu mastürbasyon yaparken. Parmaklarını amına sokuyor, klitorisini ovuyor, inliyordu. Ben de karşısında sikimi sıvazlıyordum. Birbirimizi izleyerek boşalıyorduk. Sonra o benim spermimi parmaklarıyla alıp amına sürüyordu. “İçine koy” diyordu. Parmaklarımla alıp amına sokuyordum. Sonra da sikimle tekrar girip karıştırıyordum. Sperm ve onun suları karışıyor, şapırdıyordu.
Bir seferinde de onu aynanın karşısına geçirdim. Arkadan sikerken ikimiz de aynaya bakıyorduk. Göğüslerinin sallanışını, amımın giriş çıkışını, yüzündeki zevk ifadesini izliyorduk. “Bak nasıl sikiliyorsun” dedim. O da “Daha sert sik, izlet bana” dedi. Hızımı artırdım, tokatladım, saçını çektim. Aynada her şey netti: kızarmış kalçalar, ıslak am, sızan sular, sarsılan göğüsler… O gece uzun uzun izledik, uzun uzun sikistik.
Zamanla daha cesur olduk. Bir gece otele girerken asansörde siktim. Kamera var mı diye bakmadık bile. Duvara yasladım, eteklerini kaldırdım, külotunu yana çektim, girdim. Kısa sürdü ama yoğun oldu. Asansör kapısı açıldığında hemen ayrıldık, koridorda yürüdük. Odaya girer girmez kaldığımız yerden devam ettik. Başka bir sefer de merdiven boşluğunda; kimsenin gelmeyeceği saatte. Onu korkuluğa eğdirdim, arkadan girdim. Ayak sesleri gelirse diye kulak kesilmiştik ama kimse gelmedi. Sperm yine bacaklarından aktı.
Her seferinde farklı bir şey keşfettik. Bir gece dilini göt deliğime soktu, yaladı, parmakladı. Ben de aynı şeyi ona yaptım. Sonra o pozisyonda 69 yaptık; dilimiz birbirimizin götünde ve amındayken. Başka bir gece ise sadece boğularak seviştik. Ellerimi boğazına koydum, hafifçe sıktım, siktim. O da gözleri kapanarak, nefesi kesilerek orgazm oldu. “Daha sık” dedi. Sıktım, o da daha şiddetli boşaldı. Ben de o sırada içine boşaldım.
Bazen sadece uyuyorduk. Yorgun, terli, sperm içinde. Sabah kalktığımızda yine başlıyorduk. Bir sabah onu uykusunda siktim; yavaş yavaş girdim, o uyanana kadar pompaladım. Uyandığında gülümsedi, “Devam et” dedi. O sabah uzun uzun, yavaş yavaş sikistik. Güneş perdelerden sızarken, kuş sesleri gelirken… Amı hâlâ sıcaktı, darlı.
O günlerden kalan en net anı, bir akşamüstü. Güneş batarken, otelin perdeleri yarı açıkken. Onu pencereye yasladım, dışarıdan görünebilecek şekilde. “Biri görürse görsün” dedim. Arkadan girdim, göğüslerini pencere camına bastırdım. Cam buğulanıyordu. Aşağıda insanlar yürüyordu ama bizi görecek açı yoktu. Yine de tehlike hissi her şeyi daha da ateşli hale getirdi. O gece hem amını hem götünü siktim, hem de ağzına boşaldım. Üç deliğini de kullandım. Sperm her yerdeydi.
Şimdi bile, aradan zaman geçmesine rağmen, o anları hatırladığımda vücudum titriyor. O dar amın sıkılığı, o ıslak dilin sıcaklığı, o inlemelerin sesi, o tokatların acısı, o bağların gerginliği… Hepsi hâlâ burada. Her hatırlayışımda sikim yine kalkıyor, her hatırlayışımda o geceyi yeniden yaşıyorum. Moda’nın o sokaklarında, o ucuz odalarda, o karanlık köşelerde geçen her saniye, her dokunuş, her boşalış… Hepsi hâlâ tenimde, hâlâ aklımda, hâlâ sikimde.
Adalar Sarışın Escort ile buluştuğum o sıcak yaz gecesi her şeyi değiştirdi. Adalar’ın rüzgarı odanın penceresinden içeri sızar...
Ümraniye Türbanlı Escort ile tanıştığım o akşam İstanbul'un kalabalık semtlerinden Ümraniye'de hayatımın en tutkulu ve yasak ...
Zeytinburnu Escort ile tanıştığım o kalabalık akşam, İstanbul'un hareketli semtlerinde geçen en ateşli ve doyurucu gecelerden bir...
Maltepe’nin sahil yolu geceleyin bambaşka bir atmosfere bürünürdü. Işıklar denize yansır, arabalar yavaş yavaş ilerler, insanlar eğlence arardı....
Ümraniye’nin akşam saatleri her zaman hareketli olurdu. Özellikle metro çıkışlarına yakın caddelerde ışıklar yanıp söner, arabalar korna çalar, ...
Pendik’in sahil yolları geceleyin bambaşka bir havaya bürünürdü. Işıklar denize yansır, arabalar yavaş yavaş ilerler, insanlar eğlence arardı. B...
Çapa’nın dar sokakları geceleyin bambaşka bir atmosfere bürünürdü. Tarihi binalar, eski apartmanlar ve ara sokaklardaki loş ışıklar insanı içine...
Tuzla’nın sahil hattı, yaz gecelerinde serin bir meltemle canlanırdı. Deniz kokusu sokaklara karışır, ışıklar suyun üzerinde dans ederdi. Ben, 3...
Bir cumartesi öğleden sonra, İstanbul’un dışında Çatalca’nın yeşil yollarında arabamı sürerken huzur arıyordum. Çatalca Escort
Yenibosna Escort ile tanıştığım o yağmurlu akşam, İstanbul'un banliyölerinde geçen en ateşli gecelerden biriydi. Araba kullanırke...